AZ728x90.jpg

Haberler

Actual Medicine

Bilim Dünyası Aşı Gelişim Süreçlerini Bioexpo’da Tartıştı

Yaşam bilimleri alanında Türkiye’nin en büyük buluşması olan BioExpo bu yıl 7-8 Ekim 2021 tarihlerinde düzenlendi. TİTCK, TÜSEB ve TÜBİTAK'ın kurumsal katkıları, Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı’nın bilimsel işbirliği ile çevrimiçi olarak gerçekleşen BioExpo’da bu sene aşı konuşuldu.

Sanofi Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Klinik Araştırma Ünitesi Direktörü Emel Tetik; Klinik Araştırmalar Derneği Paneli’nde “Aşılarda mRNA Teknolojisinin Kullanımı ve Klinik Araştırmalar” konulu sunumunda Sanofi’nin mRNA aşı geliştirme süreçleri ve gelecek dönem çalışmaları hakkında şunları kaydetti: “Hem endüstri hem de laboratuvardaki bilim insanlarının ortak çalışmaları ile ortaya çıkan mRNA aşıları başarısının, laboratuvar çalışmalarından hangi noktaya geldiğini göstermek adına 80’li yıllarda henüz bir lisansüstü öğrencisi olan Dr. Robert W. Malone’nin mRNA aşılarının temelini oluşturan çalışmalarını hatırlatmak isterim. Kendisi 1989 yılında laboratuvarda sentezlediği mRNA’yı hayvanlara; farelerde ve kurbağa embriyolarına enjekte ettiğinde çok da zarar görmeden onu tekrar izole edebildiğini defterine not düşmüştü. Atılan bu küçük adımlar global anlamda çok büyük bir başarının da o yıllarda habercisi oldu. 

mRNA aşılarının çok büyük avantajları olduğunu söyleyebiliyoruz. Diğer aşılardaki gibi içinde patojen barındırmadığı, çok özgün ve tanımlanmış bir genetik yapıya sahip olduğu ve küçük değişikliklerle benzer bambaşka ürünleri elde etmeye elverişli olduğu için mRNA aşıları bu alanda gerçekten çok büyük bir çığır açmıştır. Güvenliliği açısından da RNA aşıları özellikle de mRNA aşılarının konak hücrenin genomuna entegrasyonu oldukça zor neredeyse imkansız olarak görülmektedir, oluşturduğu immün cevap ve self adjuvan özelliği de onu oldukça kullanışlı yapmaktadır. Üretim aşamasında da çok hızlı bir şekilde ve çok büyük kapasitelerde üretmek mümkün olduğu ve in vitro transkripsiyonun da mümkün olup, hücre kültürlerine ihtiyaç duymadığı için aşı geliştirmedeki birçok komplikasyondan da aslında bizleri kurtarmış oluyor.

COVID pandemisinin başlangıcından itibaren Sanofi iki farklı yaklaşımla COVID aşısı geliştirmek üzere çalışmalara başladı. mRNA çalışması ile ilgili olarak yine spike proteininin lipid nanopartiküllerle birleştirilmesi ve insana enjekte edilmesi sonucunda elde ettiği immün cevapla ilgili yapılan Faz I-Faz II çalışmaları oldukça başarılı oldu ve istenilen düzeyde etkinlik ve güvenilirliğe ulaşıldığını söyleyebiliriz. Bu noktada diğer onay olan mRNA aşılarının onay sürecinin tamamlanması ve önümüzdeki 2022 yılı için yaklaşık 25 milyar dozun garantilenmesinden sonra Sanofi bundan sonraki mRNA aşı platformunu daha çok mevsimsel influenza ile ilgili olarak devam ettirme kararı aldı. COVID19 aşılarında ise daha önceden beri çalışmakta olduğu rekombinant protein yine spike proteinin, vektörel taşıyıcı sistemleri ve GSK ile yapılan bir anlaşma ile aldığı adjuvan sistemle geliştirdiği aşı ürününü de booster aşı olarak kullanma yönünde devam ettirme kararı aldı. Böylece aslında daha geniş bir yelpazede yeni varyantlarla başa çıkabilen aynı zamanda nakliyesi ve saklanmasında soğuk zincirden kurtulmuş ve booster ihtiyacı olan yani bir ek doz için çalışmalarını devam ettiriyor. mRNA aşı platformumuz bundan sonra mevsimsel griple ilgili olacak, rekombinant proteinle ilgili yaptığımız çalışmaları da tamamen COVID-19 booster aşı olarak sürdürmeye devam edeceğiz.

Bunun dışında sadece enfeksiyon hastalıklarında değil kanserde de mRNA aşıları önümüzdeki günlerde kullanılmaya başlayacak. Sanofi’nin de bu yönde önemli çalışmaları var. Bir süre önce Biontech firması ile yaptığı kritik işbirliği ile melanomda, baş-boyun ve akciğer kanserinde operasyona uygun olmayan tümörlerin mikro ortamlarını değiştirecek sitokin mRNA’larının, aşı olarak direkt tümör içine enjekte edilmesi sonucunda vücuttaki immün reaksiyonun aktive edilmesi ve sadece enjeksiyon yapılan tümörün değil uzak noktalardaki metastatik tümörler ve diğer tümörlerin de aynı ölçüde küçüldüğü, hatta ortadan kaldırıldığı gösterilmiştir. Bu yöndeki çalışmalar şu anda Faz II aşamasındadır. Akciğer kanserinde de hayvan deneylerimiz henüz tamamlandı.

Klinik araştırmalarda ise biraz daha uzun vadeli çalışmalara ihtiyacımız olacak. Çünkü şu anda hali hazırda mRNA aşıları ve diğer yeni teknolojili aşılar için de uzun dönem takipleri, bunların diğer aşılarla ve plasebo ile karşılaştırılması oldukça önemli. Bundan sonra etkinliği daha uzun süren, yeni teknolojilerle yeni aşı çalışmalarının yapılması ve bu aşıların klinik araştırmalarının verilerinin toplanması gerekiyor.

Güvenlilik açısından bakıldığında da çok özgün proteinler elde edilmesine karşın yine de bazı otoimmünenflamasyon reaksiyonları görüldü. Bunların üzerine gidilerek bu yöndeki araştırmaların biraz daha artırılması ve istenmeyen bir immün cevabın oluşmaması için farklı sekanslarda veya şu anda virüslerin doğal sekanslarında olan veya DNA kodlarındaki bazı yapıların da değiştirilerek bunun tamamen minimize edilmesi üzerinde çalışılması gerekiyor. Aşı lar büyük oranda dondurulmuş veya buzdolabında saklanmayı gerektiriyor ve onları soğuk zincirden çıkartmak çok da mümkün olmuyor. Fakat yeni formülasyonlarla Sanofi olarak yaptığımız gibi soğuk zincirden kurtulmuş, taşıması ve saklanması kolay olan aşılar üzerinde çalışılacağını söyleyebiliriz. Özellikle kanser aşılarında olmak üzere kişiselleştirilmiş tıpta kişiselleştirilmiş aşıların üretilebilmesi için bu yönde bir insan kaynağının oluşturulması ve bunun gerçek anlamda maliyetetkin bir şekilde yapılması da önümüzdeki günlerde göreceğimiz araş tırmalar ve veri çalışmaları olacak.”

GERİ DÖN

Gizlilik Beyanı

Yazarlar, Actual Medicine dergisi tarafından yukarıda istenen bilgileri sisteme yüklemeyi kabul ederler. Actual Medicine, kişisel bilgilerinizin gizliliği ve güvenliğini koruyacaktır. Herhangi bir kişisel bilgi sadece bu dergi ve bilimsel amaçlar için kullanılacaktır. Bu bilgiler başka amaçlarla kullanılmayacak ve üçüncü taraflarla paylaşılmayacaktır. Tek istisna, mahkeme kararları, taleplere karşı savunma hakları, yasadışı faaliyetlerden korunma ve benzeri yasal durumlardır.
Yazarlar; dergideki yenilikler, sağlık dünyasındaki gelişmeler, kongreler, sempozyumlar, toplantılar, seminerler ve farmakolojik gelişmeler hakkında Actual Medicine dergisinden gönderilecek yazılı, sözlü ve görsel bilgilendirme e-postası almayı kabul eder.